BİR DİZİNİN HATIRLATTIKLARI
09-01 -2007 Birgün Pazar
SPOT:
“2 askeri darbenin ve bir askeri muhtıranın yaşandığı bir ülkede yaşıyoruz. Hepimizin dünyaya bir noktadan ve çeşitli açılardan bakışları var. Bu duyarlılık müzik yapma sürecinizi net olarak etkiler, bu kaçınılmaz …
SPOT:
Kemal Sahir Gürel, Erdal Güney ve Hüseyin Yıldız'ın müziklerini yaptığı 1960'lı yıllardan başlanarak günümüze doğru uzanan Hatırla sevgili dizi müzikleri albüm oldu ve 15 gün gibi kısa bir sürede de 50 bin sattı.
Taksim Tünel'den Beyoğlu'na doğru yola koyulduğunuzda kulağınıza çalınan ilk müzik Hatırla Sevgili oluyor. Biraz ilerleyince “Dalga Kıran” “Ağla yaralı kalbim” cadde boyunca geçmişi yad ediyorsunuz. Yaşamın çetrefilli günleri gelip konak kuruyor yanı başınıza, umut mu? Hiç eksik olmaz yüreğinizden. Taksim meydana doğru yaklaştığınızda “sevdamız bir uzun bakış” çalmaya başlıyor. Birkaç genç, müzik marketin önünde eşlik etmeye çalışıyor şarkıya. Belki biliyorlar Deniz Gezmiş için söylendiğini belki bilmiyorlar. Onları bir yerlere götürüyor ama... Belki bazılarımız “Denizleri astılar” sözünü o şarkının bir yerlerinde asılı tutuyoruz, hüznümüz belki de ondan acıyor.
Hüzünlenip ağladığımız o müziklerin arasında birden asileşiverdiğimiz “Gündoğdu” marşı çalmaya başlıyor... Artık meydandayız.
Sizi nerelere götürdü bilmem ama bilirim ki kimimiz üniversite yıllarına gittik, kimimiz, 1 Mayıs alanlarında sol yumruk havada öfkemizi dile getirdik.. Kimimiz kim bilir ne çok şey yaşadık. Hatırla Sevgili'nin hatırlattıkları ne çok şey varmış. Ya da içimizde saklaymış da söylenmeyi bekliyormuş.
İşte bizi geçmişle bugün arasında bağ kurdurtan, “Geçmişten Geleceğe” diyerek değerlere sahip çıkılması gerektiğini müziklerle anlatan, Hatırla Sevgili müziklerini yaşadıklarını ve ruhlarını katarak oluşturan Kemal Sahir Gürel, Erdal Güney ve Hüseyin Yıldız işte böylesi bir başarıya imza attılar. Sesleriyle de Eylam Akdaş ve ....
Hatırla Sevgili'nin başarısını sorduğumuzda “Hatırla Sevgili dizisi başladığı andan itibaren müziklere bir yoğunluk olduğunun farkındaydık. Gerek diziyle ilgili ATV'ye gelen maillerden, gerekse www.dizifilm.com daki yazılanlardan, özellikle de korsan indirilen “Zor Yıllar”, “Yaralı Kalbim” ve “Geçmişten Geleceğe” adlı ezgilerin indirilmelerinin iki milyona yaklaşmasından ilginin yoğunluğunun göstergesi olduğunu düşünüyoruz. Ama buna rağmen bu ilginin böyle bir satışa doğru gitmesine üstelik yaz ortasında bu sonucu yakalayacağını doğrusu tahmin etmiyorduk.” diyorlar müziklerin icracıları.
Dizi 60'lı yıllardan başlayan dizi 12 Eylül dönemini de içine alacak. Şuan da 1969'a gelmiş durumda. 1959 Şubatında Adnan Menderes’in uçak kazası ile başlamıştı ve 1969 kanlı pazara gelindiğinde de diziye ara verildi. Üç usta projeyi kabul ederken de etkilendiklerini anlatıyorlar. “Etki hiç kuşkusuz bu sürecin kendisidir elbette. Senaryoyu ve genel anlatımı sevgili proje danışmanı Tomris Giritlioğlu anlattığında etkilenme başladı. Biz üç arkadaş hem siyasal sürecin hem de bu süreçteki müziğin evrimini düşünmeye başladık. Sizi kendine çeken bir projeydi. Etkilendik ve diziyi müzikle etkilemeyi başardık. “
Herkesin bildiği ve duyduğunda tüyleri diken diken eden Gündoğdu marşı da dizinin iyi çıkış yapan ezgilerinden. Gündoğdu marşının ilk versiyonu yani Deniz Gezmişler döneminde 1969'lu yıllarda söylenmeye başlamıştı. Ve dizide de ilk söylenişteki gibi “Yanki” sözcüğü kullanılıyor. “Antiemperyalist duruş, 72'lerden sonra iç hesaplaşmaya doğru dönüşünce yanki yani emperyalizme duyarlılık değişmiş ve faşist olmuştur.” diyor Hüseyin Yıldız anlatmaya başlarken.
Bildik şarkıların diziler aracılığıyla da olsa tekrar gündeme gelmesini ustalardan dinleyelim: “Görüntü iyi tasarlanmış ve bu görüntüyle müzik iyi buluşmuşsa kesinlikle izleyici ile filmin buluşması kaçınılmaz ve Hatırla sevgilide de bu oldu. Belgesel ile kurgunun iç içe geçtiği dizide müzikler de iyi tasarlanınca bildik müzikler patlama yaptı.”
Eylül ayı içinde yeniden izleyicisiyle buluşan dizi 1980 yıllara doğru adım atmaya başladı. Bundan sonraki süreçlerde marşlarla desteklenecek dizi... Peki müzikleri icar eden üç usta hangi karelerden etkilenmişti acaba? Müzik eşlemesini yapan Erdal Güney Vedat Demircioğlu sahnesini izlerken ağladığını söylüyor. Ve tabii diyor “6. filo sahnesinde kendimi tutamadım.” Hüseyin Yıldız ise Deniz Gezmiş'in üniversite işgalindeki aktivitesinden etkilenmiş. “Ve sonrasında vali ile görüşmesi sırasındaki duruşu çok farklıydı” diyor.
“2 askeri darbenin ve bir askeri muhtıranın yaşandığı bir ülkede yaşıyoruz. Hepimizin dünyaya bir noktadan ve çeşitli açılardan bakışları var. Bu duyarlılık müzik yapma sürecinizi net olarak etkiler, kaçınılmaz … Duyarlılığınızın müziğe ne ölçüde yansıdığını ise sanıyorum aktif izleyicinin tepkisi ile daha iyi anlıyoruz. Süreç, öykü, aşk üçgeni, dönemin kostümleri, dönemin konuşma biçimi, elektronik kültür öncesi yaşanan güzel günlerin rüzgarı bizi etkilemiştir. “
Hatırla Sevgili'nin dikkat çeken çalışmalarından biride “Yaralı Kalbim.” Mehmet Gürelli'nin seslendirdiği ezgi diziye farklı bir renk katmış.
“Bu istek sevgili senaristimiz Nilgün ÖNEŞ ten gelmiştir. Ömer Hayyam’ın dizelerinin Mehmet beyin müziği ile çok güzel kaynaşmış ve görüntü ile örtüşünce de izleyicinin olağanüstü ilgisiyle karşılaşması gerekiyordu öyle de oldu zaten. Müzik elbette diziden farklıydı. Daha doğrusu dizinin 80'lere giden sürecine bu müziğin 60'larda girdiği için farklıydı diyebiliriz. Ama bu fark ada sahnesini de farklılaştırdı sonuçta. Bazen görüntülerin bu şekilde yorumlaması da iyi sonuçlara yol açıyor açıkçası… Ya da senaristin yazarken sahnesinde duyumsadığı müziğin etkisi diyelim. “
Artık diziler için müzikler vazgeçilmez öğe oldu. Dizinin reytinglerini bile artık yapılan müzikler belirlemeye başladı.
“Bir filmin 4 sahibi var. Senarist, diyalog yazarı, müzik ve yönetmen. Dolayısıyla müzik vazgeçilmez öğe. Sadece yaratılan müziklerin güzel olması yetmiyor, onların görüntü ile kullanılmasında da mahir olmak gerekiyor. Ki eylem içinde pişiyorsun ve bir süre sonra bunu kazanıyorsun hiç kuşkusuz. Başka bir anlatımla aynı sahneye koyacağınız bir müzikle yaptığınız duygu aktarımı başka bir müzikle daha ayrı bir duyguya dönüşebiliyor. Bu yüzden sahnelerdeki duyguları iyi verdiğinizde olaylar ve mesajlar örgüsü iyi bir şekilde izleyiciye akıyor ve izleyeni aktif hale dönüştürüyor. “
“Bundan sonraki belgesel süreç bildiğimiz gibi devam edecek doğal olarak. Ve dönemi tarif eden yeni müzikler olacaktır olmalıdır da… Çünkü 69'dan 80'lere giden süreç yoğun ve 11 yıla çok büyük toplumsal olayları sığdırmış bir süreçtir. Bütün bu acıları, olayları yansıtan müzikler olacaktır elbette. Kurgusal sürece yani aşk üçgenine, Deniz, Defne, Işık Yaşar ve Rüya'ya gelince, bu Nilgün Öneş ve arkadaşları ile proje danışmanının kafasında onlar hummalı bir şekilde çalışıyorlar.”
|